31 Temmuz 2020 Cuma

Aşı karşıtlığı!


Aşı karşıtlığı saygı duyacağımız bir fikir değil. Ebeveynlerin çocukları üzerindeki bu tasarrufunu kabul etmiyorum! Aşı karşıtlığının bir çeşit çocuk istismarı olduğunu düşünüyorum. Aşı karşıtlığı bir halk sağlığı sorunudur! Saygı duymuyorum!

New Turkey


+ What does New Turkey mean?

- It means very old Turkey.

"bayram"


21 Temmuz 2020 Salı

İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!


İstanbul Sözleşmesi yaşatabilirdi, sözleşmede yükümlülükler yerine getirilseydi. Ama iktidar #İstanbulSözleşmesi'ni iptal etmeye çalışıyor... 4 gündür aradığımız #PınarGültekin'i yitirdik... Yeter artık, gerçekten yeter... #İstanbulSözleşmesiYaşatır



3 Haziran 2020 Çarşamba

5 Dakika Karikatür: Domuzlar, eylemciler ve komik



Merhaba.

Her Pazar en fazla 5 dakika karikatür üzerine konuşacağımız podcast kanalımızın ikinci yayınında tehlikeli sularda yüzeceğiz ve bir nevi mizahın mini bir otopsisini yapacağız. Baştan belirtelim, bir karikatürün incelemesini yapmak oldukça risklidir çünkü işin sonunda muhtemelen komik ölecektir.
Ancak eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada her şeyi sorguladığımız gibi komiği de sorgulamalıyız.

Gündemimize başlamadan önce hatırlatalım, programda bahsini ettiğimiz çizgileri sosyal medya hesabımızdaki #5DakikaKarikatür etiketli paylaşımlarda görebilirsiniz.
Karikatür imge ve komik ile yapılan bir iş. Basit gibi görünse de komiğin de imgenin de çok farklı işlevleri var.

Adorno 1940’lı yıllarda gelişmekte olan sinema ve medya endüstrisini eleştirdiği bir makalesinde, “Güldürmek insanları mutlu olduklarına inandıran bir aldatma aracıdır” der ve “güldüren” kültür ürününü mizahtan yoksun olarak tanımlar.

Lacan ise “Görünür şeyler dünyasında her şey bir tuzaktır” derken bakmanın yalnızca bir “bakma” olmadığını, gördüğümüz imgelerin gösterdiklerinden başka anlamlara gelebileceğine dikkat çeker.
Konumuza dönecek olursak, imge ve komikle yapılan karikatürde biz neye güleriz? Bu sorunun yanıtı politik safınızı belirleyebilir.

Bu soruyu iki farklı karikatürle yanıtlamaya çalışalım. İlki, 25 Mayıs’ta Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletinde ırkçı polis Derek Chauvin’in siyah vatandaş George Flyod’u öldürmesinin ardından çizildi.


Matt Hong imzalı karikatürde Floyd’un öldürülme anını görüyoruz tek bir farkla katil polis bir domuz olarak çiziliyor. Çizer Hong kara mizahı kullanıyor çünkü kara mizahın egemene karşı bir hamle olduğunu ve mağduru güçlendirdiğini biliyor.

Ancak bu iş kara mizahın en önemli öğesini es geçiyor: Hong’un çizimde kullandığı imge ırkçılıktan farkı olmayan türcü sistemin mağduru olan domuzu, ırkçı bir katille bir tutuyor.

Peki, neden “domuz” imgesi tercih ediliyor çünkü karikatür “komiğini” en bilindik, görür görmez ‘hah’ diyeceğimiz imgelerden alıyor. Ve sınıflı, cinsiyetçi, heteroseksist, türcü tarihten gelen bu imgeler günümüzde gerici bir ifadeye sahip olabiliyor… Tıpkı bu işteki gibi…

Konumuza dair seçtiğimiz diğer karikatür Gezi’den. Salih Memecan 18 Eylül 2013’te Sabah’ta çıkan çizgisinde iktidar partisi AKP’nin Gezi’yi kriminalize etmek için ürettiği söyleme sahip çıkıyor.
Memecan çizgisinde hepsini erkek çizdiği eylemcileri provakatör olarak gösteriyor ve başlarındaki bir başka erkek onlara görev veriyor: “Sen taş atacaksın, sen molotof kokteyli, sen barikat kuracaksın, sen öleceksin.”


Bu çizginin mizah ya da karikatürle ilgisi yok. Nedeni oldukça açık, burada karikatürün ve mizahın olmazsa olmazı yok, komiğini egemenin yanında yapmak mizaha dahil değil, mizah egemenin karşısında olduğu için şaşkınlık uyandırır, cesaret verir ve güldürür.

Hem Minnesota’da hem Gezi’de polisin öldürdüğü insanların ardından çizilen bu iki karikatür, niyetleri birbirlerinden farklı olsa da aslında mizah sınavını geçemiyor. Biri gerici bir imge seçtiği diğeri de komiğini egemenden taraf tuttuğu için…

Sona doğru yaklaşırken, bu hafta gündeme dair atılan en gullümlü tweeti değil en gullümlü duvar yazısını konuşacağız. Duvar yazısı da günün anlam ve önemine uygun olarak Gezi’den geliyor. Gezi Parkı’nda bir duvara yazılan “Orkid bile kanı sizden daha iyi durdurur”.


Son olarak bu haftanın çizgisi ise Amerikalı çizer Dan Piraro’dan: Bir restoranda sipariş vermek üzere oturan bir domuz, insan olan garsona şöyle der: Spesyaliniz güzel görünüyor ama onun yerine senin kızarmış sol kalçanı tercih edebilir miyim?


Bu karikatürün Matt Hong’un türcü çizgisini unutturması ümidiyle, gelecek Pazar görüşmek üzere.

31.05.2020, Pazar
Ankara










24 Mayıs 2020 Pazar

Regl olmuşumdur


Podcaste gel!

Her Pazar karikatür üzerine en fazla 5 dakika konuşacağımız #5DakikaKarikatür podcast kanalımızı duyurmaktan mutluyuz.

Programımızda her hafta bir gündemi değerlendirecek ardından buradan oylamaya sunacağımız gündeme dair atılan en güllümü tweeti konuşacağız ve nihayet son olarak burada paylaştığımız bir karikatürü betimleyecegiz. Ve hepsi en fazla 5 dakikaya sığacak.

Daha çok queer çalışmalara yer vermeyi umuyoruz. Kanalımızı takip etmeyi unutmayın.

İlk programda neler konuştuk?

Bu haftanın gündemi, 21 Mayıs’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Haber Global’de “Jülide Ateş’le 40” programındaki “Eşcinsel evlilikleri onaylıyor musunuz” sorusuna verdiği yanıt.
İmamoğlu, “Eşcinsellerin özgürlüklerini koruma sorumluluğumuz var ama eşcinsel evliliğe izin verilmesine henüz toplumumuz hazır değil” dedi ve birçok siyasinin sağ cebinde bulunan “toplum hazır değil” klişesini cümle içinde kullandı.

Gündeme dair en gullümlü twitter yorumunu ise Sim Kelavgil’den seçtik: “Toplum gerçekten “eşcinsel evliliğe” hazır değilse bunu ağlayarak günlüğüne yazabilir (ve benim hiç umrumda olmaz)”

Bu gündem için seçtiğimiz karikatür ise Amerikalı lezbiyen çizer Alison Bechdel’e ait. Eserlerini heteronormatifliğin imkânsızlığı üzerinden inşa ettiğini söyleyen Bechdel’in ismini aslında sinemadan da biliyor olabilirsiniz.

Sinemada bir çeşit toplumsal cinsiyet ölçeri olan ve kendi adını taşıyan “Bechdel Testi” aslında 1985 yılında çizdiği “THE RULE” isimli bir çizgi öyküsünün ardından gelişmiş.
Testi hatırlatalım: Herhangi bir filme üç soru soruyorsunuz ve bu filmin cinsiyet körü olup olmadığını değerlendirebiliyorsunuz. Sorularsa şöyle; “filmde kadınlar var mı?”, “filmdeki kadınlar birbirleriyle konuşuyorlar mı?” ve “filmdeki kadınların arasındaki bu konuşma erkekler dışında bir konuda mı?”
Gelelim bu hafta için seçtiğimiz karikatürü betimlemeye:

İlk karede kanepede oturduğunu tahmin ettiğimiz ve kucağında partneri oturan düşünceli görünen bir kadın “Şey…Hetero çiftler evlendikleri zaman saygı görüyorlar. Belki biz de birbirimize olan bağlılığımızın bir çeşit sembolik kanıtlamasını yapmalıyız” diyor. Partneri de, “Yani demek istiyorsun ki…” diyor.
İkinci karede kanepede oturmak da olan kadın gülerek “Evet! Haydi, bir ortak mevduat hesabı açtıralım” diyor ve partneri gülerek yanıtlıyor “Aaa …canım ama bu çok ani oldu.”
İmamoğlu’nun ve ne hikmetse onaya dayalı birçok şeye daima “hazırlık aşamasında” olan topluma Bechdel’in verdiği yanıtla ilk programımızı kapatıyoruz. Gelecek Çarşamba görüşmek üzere.

26 Nisan 2020 Pazar

Sendikalar yatıyor!

Korona salgını sürüyor, 4 günlük kısmi karantina yarın bitiyor. Karantina döneminde dahil olmak üzere çalışmak zorunda kalan işçilerin haklarını savunması gereken sendikalar ölü taklidi yapıyor! #HerkeseÜcretliİzin demeye devam!

24 Nisan 2020 Cuma

24 Nisan...


Dünya 'Laborauvar Hayvanları' Günü



Laboratuvar hayvanı diye bir şey yoktur ama bilimin nesnesi sayılan hayvanların haklarını hatırlayacağımız bir gün olarak bugün tekrar söyleyelim: Hayvan Deneyleri Yasaklansın!
Çizimler Hayvan Hakları İzleme Komitesi için.

3 Ocak 2020 Cuma

kara gün


Libya!


Bugün gündem: Libya.
Meclis'te yılın ilk oturumu Libya'ya asker gönderme konusu ile başlayacak. Meclis eğer bugün Libya tezkeresinin onaylarsa Türkiye Libya'ya asker gönderecek.

Türkiye’nin ne işi var Libya'ya derseniz yanıt belli, aman petrol, canım petrol... #Barış #SavaşaHayır #LibyaTezkeresi



8 Aralık 2019 Pazar

"TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER" sergisinden





Her yıl İnsan Hakları haftasında Karikatür Vakfı ve Barolar Birliği ile ortak düzenlemen sergi bu sene de "TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER" temasıyla açıldı.
Dün açılışı gerçekleşen sergide üç işim yer alıyor.

Barınma hakkı, KHK ve mültecilerin insan haklarına değinmeye çalıştığım karikatürlerden biri burada.

Ankara'da olan ya da yolu Ankara'ya düşenler Barolar Birliği salonundaki sergimizi ziyaret edebilir.
Sergide işleri olan sanatçılar şöyle:
Tan Oral
Eray Özbek
Recep Bayramoglu
İzel Rozental
Ali Fuat Süer
Ferit Avcı
Mehmet Altuğ
Sait Munzur
Mustafa Saryal
Musa Gümüş
Muhammet Şengöz
Oğuz Gürel
Hicabi Demirci
Aslı Alpar
Emre Yılmaz
Nezih Danyal
#Karikatür #TemelİnsanHakları #İnsanHakkı #KHK
sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya için lekeler, çizgiler...